Back

AI Terim Rehberi: Dijital Pazarlamanın Yeni Alfabesi

Toplantı odasında bir sessizlik olur. Biri “LLM modellerini fine-tune edip, RAG mimarisiyle scale edelim” der. Herkes başını sallar ama kimse aslında neyden bahsedildiğini tam olarak bilmez. Tanıdık geldi mi?

Dijital pazarlamanın yeni işletim sistemi olan yapay zeka, beraberinde koca bir sözlük getirdi. Ancak korkmayın; bu terimleri anlamak için veri bilimci olmanıza gerek yok.

Bu yazıda, sıkça duyduğunuz o havalı kısaltmaları teknik jargonla değil, iş dünyasından karşılıklarıyla açıklayacağız. Amacımız, ajansınızla veya ekibinizle konuşurken aynı dili konuşmanızı sağlamak.

Hazırsanız, şifreleri çözüyoruz.

Seviye 1: Temel Kavramlar (Sistemin Temel Taşları)

İlk önce temelleri oturtalım. Bu terimler işin “ABC”sidir.

1. Yapay Zeka (AI) = Şemsiye Kavram

Yapay zeka tek bir yazılım değildir; insan zekasını taklit etmeye çalışan teknolojilerin oluşturduğu geniş bir şemsiyedir. Bu şemsiyenin altında makine öğrenmesi, doğal dil işleme, robotik gibi pek çok farklı disiplin bulunur. Dolayısıyla “AI kullanıyoruz” demek, oldukça genel bir ifadedir. Önemli olan bu şemsiyenin altındaki hangi teknolojiyi, hangi iş hedefi için kullandığınızdır.

2. Makine Öğrenmesi (ML) = Gözlemci Çırak

Bilgisayarları kural tabanlı kodlamak yerine, onlara veriye bakarak öğrenmeyi öğrettiğimiz yöntemdir. Bunu çok dikkatli bir Çırak gibi düşünebilirsiniz. Çırağa “Şüpheli işlem nedir?” diye 100 sayfalık kural kitabı vermezsiniz. Önüne 10.000 adet normal, 10.000 adet şüpheli işlem kaydı koyarsınız. Çırak (Makine) bu verilerdeki desenleri inceleyerek hangisinin riskli olduğunu ayırt etmeyi kendi kendine öğrenir. Google ve Meta’nın reklam algoritmaları tam olarak böyle çalışır.

3. NLP (Doğal Dil İşleme) = Evrensel Tercüman

Bilgisayarların ana dili 1 ve 0’lardır. Sizin yazdığınız “Bu ürünü sevmedim” cümlesi onlar için sadece veri yığınıdır. NLP, makinelerin insan dilini (Türkçe, İngilizce vb.) anlamasını sağlayan teknolojidir. Sizin bu sözel isyanınızı, bilgisayarın anlayacağı matematiksel bir duygu analizine çeviren Tercüman görevi görür. Siri’nin veya chatbotların sizi anlaması bu teknoloji sayesindedir.

4. LLM (Büyük Dil Modeli) = Hiperaktif Kütüphaneci

GPT-4, Gemini veya Claude gibi sistemler, milyarlarca metinle eğitilmiş, bir sonraki kelimeyi tahmin ederek cümle kuran devasa yapılardır. Onları dünyadaki tüm kitapları ve interneti okumuş bir Kütüphaneci olarak hayal edin. Her şeyi bilir, her üslubu taklit edebilir. Ama dikkat: Bu kütüphaneci bazen çok özgüvenli olabilir! Bilmediği bir şey sorulduğunda, bilmiyorum demek yerine inandırıcı bir yalan uydurabilir. Buna sektörde “Halüsinasyon” diyoruz. Bu yüzden LLM’ler harika birer asistandır, ama denetimsiz bırakılacak bir yönetici değildir.

5. Generative AI (Üretken Yapay Zeka) = Yaratıcı Mimar

Eski yapay zeka sistemleri (Analitik AI) sadece var olan veriyi analiz eder, raporlardı. Generative AI ise analiz etmekle kalmaz, sıfırdan yeni bir şey (metin, görsel, kod, ses) inşa eder. Yani sadece planı inceleyen mühendis değil, o plandan yepyeni bir bina ortaya çıkaran Yaratıcı Mimar’dır. Midjourney ile görsel yaratmak veya ChatGPT ile blog yazmak, bu mimara “bana özgün bir tasarım yap” demektir.

6. Prompt (İstem) = Dijital Brief

Ajans dünyasında altın bir kural vardır: “Brief ne kadar muğlaksa, sonuç o kadar vasattır.” Prompt, yapay zeka ile iletişim kurmanın dili değil, stratejisidir. Bunu, ekibinize verdiğiniz Kapsamlı İş Emri olarak düşünün. Bir tasarımcıya sadece “güzel bir şey yap” demek nasıl riskliyse, yapay zekaya da bağlamsız komutlar vermek verimsizdir. İyi bir prompt; rolü, hedefi, tonu ve kısıtlamaları net bir şekilde tanımlayan, çıktıyı şansa bırakmayan stratejik bir yönergedir.

Seviye 2: İleri Seviye Kavramlar (Strateji Masasında Konuşulacaklar)

Markanız için özel bir çözüm veya otomasyon konuşurken şu 3 terimi mutlaka duyacaksınız:

7. RAG (Retrieval-Augmented Generation) = Açık Kitap Sınavı

Müşteriler sıkça “ChatGPT benim güncel stok durumumu veya şirket içi özel raporlarımı nereden bilecek?” diye sorar. Cevap RAG teknolojisidir. Klasik ChatGPT, sınava sadece hafızasıyla giren bir öğrenci gibidir; hatırlamadığını uydurabilir veya bilgisi eskidir (internet verisiyle sınırlıdır). RAG kullanan bir sistem ise sınava kitap açık girer. Cevabı ezberden vermez; sizin sisteme yüklediğiniz şirket dokümanını (kitabı) açar, bilgiyi oradan çeker ve size sunar.

8. Fine-Tuning (İnce Ayar) = Kurumsal Oryantasyon

Eğer yapay zeka çok robotik konuşuyorsa ve markanızın samimi tonunu yakalayamıyorsa Fine-Tuning gerekir. Bunu yeni işe giren yetenekli bir çalışanın oryantasyon süreci gibi düşünün. Üniversiteden mezun (Genel Model) bir çalışanın genel kültürü vardır ama şirket jargonunu bilmez. Onu bir süre sadece sizin eski içerikleriniz ve raporlarınızla eğitirseniz, artık genel geçer ifadelerle değil, sizin marka sesinizle konuşmaya başlar.

9. AI Agent (Yapay Zeka Ajanı) = Otonom Uygulayıcı

Yapay zekayı pasif bir bilgi kaynağından, aktif bir iş gücüne dönüştüren teknolojidir. Klasik modeller (ChatGPT vb.) sizinle sadece sohbet eder; Ajanlar ise yetki verildiğinde aksiyona geçer. Onlara sadece bir soru sormazsınız, bir görev atarsınız. Örneğin; “Rakiplerin fiyatlarını analiz et” demek yerine, “Fiyatı düşüren rakipleri tespit et ve bizim fiyatlarımızı da buna göre optimize et” diyebilirsiniz. Ajan farklı yazılımlar arasında (CRM, Mail, Web Sitesi) köprü kurarak bu süreci uçtan uca yönetir.

Özet: Hangi Terim Ne İşe Yarar?

Bütçe planlaması yaparken şu basit ayrımı kullanabilirsiniz:

  • Sıfırdan içerik veya görsel üretecekseniz -> Generative AI ve Prompt konuşun.
  • Şirket verilerinizle güvenli soru-cevap yapacaksanız -> RAG konuşun.
  • Yapay zekanın marka dilinizi kopyalamasını istiyorsanız -> Fine-Tuning konuşun.
  • Tekrarlayan iş süreçlerini otomatize edecekseniz -> AI Agent konuşun.

Kavramlara hakim olduğunuza göre, asıl soru şu: Bu gücü nasıl yöneteceksiniz? Haftaya yayınlayacağımız Yapay Zekayı Yönetme Sanatı rehberiyle teoriden pratiğe keskin bir geçiş yapacağız.

Siz direksiyona geçmeye hazırlanırken, 13 Brave ekibi olarak markanızın rotasını çoktan çizmiş olabiliriz. Geleceği beklemeyin, onu yönetin. İzleyen değil, oyun kuran tarafta olmak için şimdi harekete geçin.